Okul Müdürü


21/1/2009 ·

Okul Müdürü  

Sabahattin DEMİR   Sabahattin DEMİR

Yeni yılın ülkemize ve Türkiye’yi seven, Türkiye sevdalısı tüm insanlara mutluluk getirmesini dilerim.
Sizlere okul dergisi aracılığı ile seslenmenin mutluluğunu paylaşıyorum. Sayın okuyucularım bu yazımızda TKY çalışmalarını anlatmaya çalışacağım.

Bir yönetim bilimci olan Dimock; neyin, nasıl yapılması gerektiğine bulunan çözümlerin
“yönetim “denen bir sentezi oluşturduğunu ileri sürer. Simon’a göre yönetim; işlerin yapılmasını sağlama sanatıdır.  Yönetim faaliyetinin ise; belirlenen hedeflere ulaşmak için yapılacak eylemlerle ilgili karar verme, uygulamaların nezareti ve denetimi sonucunda elde edilecek geri bildirimlerle yeni karar/uygulama süreçlerini içerdiğini söyleyebiliriz. Bu süreçte karar verme, yönetim faaliyetinin en önemli unsuru olarak karşımıza çıkmaktadır.
Eğitim yönetimi, kamu yönetiminin özel bir alanı olarak düşünülmelidir. Eğitim örgütleri, devlet tarafından saptanmış olan Milli Eğitim politikaları çerçevesinde eğitim ve öğretim faaliyetlerinde bulunurlar. Okul yönetimi de, yetkili organların Milli Eğitim politikaları doğrultusunda belirlediği genel ve özel eğitim amaçlarını gerçekleştirmekle yükümlüdürler. Bir bütün olarak Eğitim Yönetimi, eğitim alanına ilişkin politika, amaç ve hedeflere ulaşmak için kararlar alır ve bunları uygular.
Bir reklâm filminde söylenen ‘Önce Eğitim’ esprisi, aslında çok önemli bir mesajı bize iletmektedir. Eğitim yönetimi, eğitimin ana hedefine odaklanmalıdır. Yani eğitimin olduğu gibi eğitim yönetiminin de en önemli konusu bireyler ve onların oluşturduğu toplumdur. Eğitim yönetimi, işte bu hedef kitlenin her yönden geliştirip zenginleştirmeyi amaçlar. Bu nedenle eğitim yönetim bilimi, eğitim sistemini bir bütün olarak ele alıp çözümleme ve birleştirme amacı ile çalışır.
Okul müdürleri, okulun insan ve diğer kaynaklarını en verimli biçimde örgütleyip okulu amaçlarına uygun olarak yönetmek zorundadır. Okul müdürleri her zaman paydaşların rol ve beklentilerini göz önünde tutarak planlama yapmalıdır (Bizler Toplam Kalite Yönetimi’nde öne çıkartılan müşteri kavramı yerine, eğitim ve öğretim faaliyetlerinde paydaş sözcüğünün daha anlamlı olduğunu düşünüyor ve bu nedenle de bu kelimeyi okulumuzda kullanmaya çalışıyoruz). Okullar tek başına eğitim kurumları değildir. Öğrencinin ailesi, içlerinde bulundukları çevre de birer eğitim kurumudur. Dolayısı ile okullarımız, aile ve çevre ile sürekli bir etkileşim içinde olmalıdır.
Okul yöneticisinin görevleri yönetmenliklerde tanımlanmıştır. Ancak bu yönetmenlikler her durumda neyin nasıl yapılacağına ilişkin detayları vermezler. Okul yöneticisi okulda meydana gelebilecek sorunları, kanun ve yönetmenliklerin ışığı altında çözümlemek zorundadır. Problemlerin etkin bir şekilde çözümlenmesi ise; okul müdürünün bilgi ve becerisi ile, personelin oluşturduğu okul kültürüne bağlıdır.
 Biz Erenköy İlköğretim okulunda Toplam Kalite Çalışmalarına başladığımızda, bir dirençle karşılaşacağımızı biliyorduk. Bu direnci kırmak için önce yönetimsel anlamda felsefe değişikliği sağlamak için Toplam Kalitenin önemi ve kazanımlarını tüm paydaşlara doğru anlatmak zorundaydık.
 Okulun bu amaçlarını anlatmak için Toplam Kalite felsefesi doğrultusunda:
1. Okulun politika ve stratejilerini saptamak ve tanıtmak
2. Okulun etkinlikleri için ihtiyaçları karşılamak
3. Okulda katılımcı ve demokratik yönetimi geliştirmek için komisyonlar, kurullar kurduk.  (Öğrenci temsilcilerimiz il ve ilçe konseyinde görev almaktadır.)
4. Okulda kişiler ve gruplar arası iletişim olanakları sağladık
5. Çevre değerlerini incelemek ve desteğini sağlamak
6. Yapılan çalışmaları sürekli izlemek ve değerlendirmek.
Erenköy İlköğretim okulunda hedef kitlemiz olan öğrencilere daha kaliteli ve kendi içinde sürekli gelişim sağlayan bir eğitim öğretim vermek için TKY eğitimleri, seminerler başlattık. Bu eğitimlerin okulumuzda bir plan dahilinde yapılması için anketler yaptık.
Bu çalışmaların ilk aşamalarında verilen seminerler ve eğitimleri gereksiz gören ve bu faaliyetlere katılımdan kaçmak isteyen çalışanlarımız da oldu. ‘Bu faaliyetlere ihtiyacımız yok, biz zaten eğitim ve öğretimde uzmanlaştık’ tepkileriyle de karşılaştım. Bu dirençlere rağmen başladığımız yolculuğa inatla devam ettik ve ben arkadaşlarım; ‘Hiç kimse bu faaliyetlere katılmak zorunda değildir, isteyenler salondan çıkabilir. Salonda olup da kendini buradaki konulara ve konuşmalara odaklayamayan, dışarıdaki sorunlarını düşünenler de çıkabilir. Bu yolculuğa, gelişime ve yeniliğe açık olacaklarını gösteren ve bu salonda kalarak elini taşın altına koymaya istekli olduklarını gösteren arkadaşlarımla devam edeceğim’ diyerek kararlığımızı ilettim. Seminer salonlarından sessizce ayrılanlar olduğu gibi; ‘Biz TKY çalışmaları ile daha kaliteli mi olacağız ?’, “Bizim kalitemiz yok mu ki ?” diye direnç gösterenler oldu. Yönetimin kararlılığı, oluşturduğumuz ‘Öz Değerlendirme Ekibi’ ve Kalite Temsilcisi arkadaşlarımın motivasyonları direnç gösteren çalışanlarımızın eğitim ve seminer faaliyetlerine katılımlarını sağladı. Ekip olma bilincinin ve ruhunun gelişmesi de eğitimlerin daha zevkli geçmesini ve değişime yönelik yaklaşımların hızını arttırdı. Öz Değerlendirme ekibi ve OGYE önceliklerimizi belirledi ve kriter ekipleri oluşturuldu. Kriter ekiplerinin, birbiri ile uyumlu çalışabilecek elemanlardan oluşturulmasına özen gösterildi. Ekiplere iş tanımları yapılarak çalışmalar başlatıldı.
İlk temellerini 2002-2003 yılında attığımız bu çalışmalar esnasında belirlenen vizyon, misyon, ilke ve değerlerimiz 2005-2006 yılında ‘SWOT’ (‘Stength – Weakness – Opportunities and Threats’  Kuvvetli yanlar (ımız) – Zayıf yanlar(ımız) – Fırsatlar(ımız) – Tehditler (imiz))  analizi yapılarak yeniden belirlenmiştir.
Misyonumuz: öğrencileri kendilerine, ailelerine ve çevreye olumlu katkılar sağlayan evrensel, katılımcı, aydın bireyler haline getirmek.
Vizyonumuz: Çağdaş eğitim anlayışı ile çağdaş Ülkerlerin eğitim sistemleri kalitesinde eğitim yaparak, Türkiye’deki öncü okullardan birisi olmak.
Başöğretmen ve Ulu Önder Atatürk’ü her zaman içimizden biri olarak gördük.
İlke ve değerlerimizde ise öncelikli olarak buna yer verdik.
 Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda Cumhuriyet’ e sahip çıkmak.,
 Bireysel farklılıklara önem vermek,
 Eğitim-öğretim ve davranışlarda objektif olmak,
 Çevre bilincini geliştirmek,
 Toplumsal değerlere sahip çıkmak,
 Bilimin ışığında gelişmeye ve değişmeye açık olmak,
 Takım ruhuna sahip olmak,
 İyi ve kötü günde birlikte olmak,
 “En iyi yatırım insana yapılan yatırımdır. Bir kuruluş gücünü insanlardan alır. Bu nedenle kişisel gelişimlere yönelik eğitimleri özendirmek gerekir. Biz Erenköy İlköğretim Okulu olarak her bireyin farklı özelliklerini ve ihtiyaçlarını göz önüne alarak planlama yapıyoruz.
Danışman öğretmenler ve gönüllü velilerden oluşan yardımlarla kaynaştırma öğrencilerimizin eğitim zorluklarını çözüyoruz.
Uyum problemi ve davranış bozukluğu olan öğrencilerimize anket uygulayarak, kendilerine sorunları doğrultusunda danışman rehber öğretmen görevlendirerek okulla ve dersle ilgili yaşanan sorunlarını gidermeye çalışmaktayız. Bu öğrencilerimizin evleri okul idaresi ve ilgili danışman öğretmen tarafından ziyaret edilerek öğrencinin ailesine de gerekli destek sağlanmaktadır.
Okulumuzda eğitim-öğretimin sağlıklı yapılabilmesi için oluşturulan kulüplerle çocuklarımızın ilgi ve istekleri doğrultusunda çalışmalar yapılmaktadır. Okulumuzda bale, folklor, satranç, jimnastik, futbol, basketbol, voleybol, yüzme, tiyatro, drama, fotoğrafçılık, teknoloji kullanımı (bilgisayar, robotik kulüp çalışması ve birçok proje çalışmalarını okulumuzun öğretmenleri ve Üniversitelerle yapılan işbirliği doğrultusunda yapmaktayız.
Yapılan bu çalışmaları çeşitli ortamlarda öğrencilerimize ve velilerimize sergilenmekte ve gösteriler düzenleyerek paydaşlarımıza izletmekteyiz.
Bu alanda il, ilçe ve Türkiye düzeyinde birçok birinciliklerle birlikte Türkiye Şampiyonluğunu kazanmış durumdayız.
TKY herkesi bir ekibin üyesi olarak görür. Ekip oluşumunda kolaylıklar sağlar. Sorunlara uygun çözüm arayışı, ekip çalışması ortamında gerçekleşir. Sonuçta yaptığımız eğitimler, konferanslar kişisel gelişmenin, öğrenmenin, yaratıcı fikirler üretmenin ve katılımcılığın en etkili şekilde kullanılmasını sağlar.
Çalışanlara uygun iş tanımları ve yeterli sorumluluk verilerek yetkelendirildiği takdirde, yaptıkları işlerle gurur duyacak, ait olma duygusunu öne çıkardığınızda sizi ve kurumunuzu başarıya ulaştıracaklardır. Çalışanların motivasyonunu tanıma ve takdir yapıldığında; iş verimliliği, proje üretimleri ve çalışmalara özverili bir şekilde katılımı sağlayacaktır.
Bir kurumda ceza mekanizması tehdit olarak kullanıldığı takdirde iş verimliliği ve ekip olma duyguları zayıflayacaktır. Biz kurumumuzda tanıma ve takdir işlemlerini oluşturduğumuz prosedürle yaparak, herkesin birlikteliğini sağlamaktayız. Liderler birlikte çalıştıkları insanları yargılayarak değil onlara yol göstererek, önderlik yapmak ve kendilerini geliştirmelerine yardımcı olmak zorundadırlar.
TKY çalışanlar arasında güvene dayalı ilişkilerin gelişmesi ile görünen ve görünmeyen sınırların ortadan kaldırmasını sağlamaktadır. Güven ortamının gelişmesinde açıklık, şeffaflık iletişim ve motivasyon çok önemlidir. Böylece yapılan hatalar ve yanlışlıklar kişileri cezalandırmak için değil, hataların nedenlerini bularak tekrarını önleyici tedbir almak için bir fırsattır.
Erenköy İlköğretim okulunda bu anlayışla aldığımız geri bildirimler bizi Ulusal Kalite çalışmalarında başarıya taşıdı.
1. Veli anketi   %85.34
2. Öğrenci anketi  %85.86
3. Öğretmen anketi  %84.06
4. İdareci anketi
Birçok kurum bu işleri planlarken oluşturduğu insan kaynakları yönetimince ve Arge gruplarıyla, danışmanlarıyla çalışmaktadır. Biz eğitim kurumları tüm bu işleri yaparken derslerin boş geçmemesi, işlerin aksamaması için ekip olarak büyük bir özveri içinde bulunmaktayız. Mesai saatleri dışında, tatillerde çalışarak özdeğerlendirme raporları ve kitaplar hazırlamaktayız.
Ulusal Başarı Ödülü almamızı sağlayan öz değerlendirme ekibine ve öğrencilerime, öğretmenlerime, velilerimize, sivil toplum kuruluşlarına, okul aile birliğimize ve KalDer’e teşekkür ediyorum.
TKY anlayışının yerleştiği kuruluşun çalışanları, bu anlayışı günlük yaşamında, aile ortamında ve topluma katkı amacıyla kullandığı takdirde dünya sorunlarına karşı daha duyarlı, daha ilgili bir birey olarak üstlerine düşen sorumlulukları da yerine getirirler.
Erenköy İlköğretim Okulu paydaşları da bu amaçla birçok sivil toplum kuruluşlarına üye olmakta, çevre vakıflarına ve çevre çalışmalarına katkıda bulunarak il ve ilçe düzeyinde projeler üretmektedir.
 İhtiyacı olan okullara Türkiye’nin birçok bölgesinde Toplumsal sorumluluk anlayışı içerisinde yardımlar yapmaktadır. Kitap-Kırtasiye, giysi, gıda, makineler vs.
Ayrıca okulumuz kardeş okul projesi kapsamında Makedonya’dan gelen konuklara ev sahipliği yapmış, İtalya’da bir okulla Görüntülü Mektuplar adı altında film çekimleriyle ülkemizin tanıtımına katkıda bulunmuştur. Öğrencilerimiz dünyanın ve Türkiye’nin çeşitli yerlerinden gelen konuk öğrencilere ev sahipliği yaparak kültür etkileşimine katkıda bulunmuştur.
Amerika’ya giden öğrencilerimiz uluslar arası düzeyde katılımcılara Türk folklorunu ve okulumuz çalışmalarını başarıyla tanıtmışlardır.
Bizim işimiz insanla ilgili. İnsanda oluşan defolar ve eğitim zayiatlarının telafisi oldukça zordur. Oluşan hata yalnız o insanı ilgilendirmez, bazen tüm insanları hatta dünyayı ilgilendirir ve tehdit eder. Bir imalat sanayinde hatalı çıkan bir mal veya parça imalattan kaldırılabilir veya imha edilebilir. Oysa okulların hatalarının telafisi çok zor ve pahalıdır. Bu nedenle ülkemizdeki okullarda fırsat eşitliği sağlayacak tedbirler almak zorundayız. Ülke insanları olarak önceliğimiz bu olmalıdır. Eğer fabrikada çalışan işçiden, mühendisten veya başka meslek gruplarından kaliteli bir hizmet veya üretim bekliyorsak eğitimi-öğretimi hatasız ve dünyayla rekabet edecek bir anlayışla sürdürmek zorundayız.
Kısaca Toplam Kalite çalışmalarına başlayan kamu kuruluşlarına önerilerim önce karar vermeliler ve kendilerine güvenmeliler. Ben birçok kurumun dışa açılmaya endişe duyduğunu görüyorum. Bir kere yönetici olarak bu çalışmalara katılan kurumların yöneticileri işlerinin çok daha kolaylaştığını, iş yükünün azaldığını göreceklerdir.
Bu amaçla kurumlar;
1. Tüm personele eğitim aldırmalı
2. Mevcut durumu doğru belirlemeli
3. Kurumun vizyonunu ve misyonunu ve amaçlarını belirlemeli
4. Kurum kültürü oluşturmalı, bilgileri toplayarak bilgi işlem merkezi oluşturmalı
Okullar TKY çalışmalarının etkili bir şekilde uygulanması için:
1. Öğrenciye öncelik vermeliler
2. Tüm çalışanların ekip çalışmasını ve kenetlenmesini sağlamalılar
3. TKY ulaşmak için yapılacak iyileştirme çalışmalarını gerçekleştirmeliler.
4. İhtiyaçların giderilmesi için maddi destek ve bütçe oluşturmalılar.
5. Destekleyici bir okul kültürü yaratmalılar.
Toplum ve çalışanlar tarafından çalışmaların nasıl algılandığı ve beklentilerin bilinmesi için kullanılacak yöntemler;
1. Kurum içi anket
• Öğrenci Öğretmen
• İdareciler
2. Velilere uygulanan anket
3. Yüz yüze görüşmeler
4. Paydaş odaklı grup görüşmeleri
• Servis, kantin
5. Üniversiteliler, özel kişi ve gruplar tarafından yapılan çalışmalar (seminer örnekleri Yankı Yazgan örnek)
Biz veri karşılaştırmada çok zorluklar çekmekteyiz. Kendi alanımızda ki çalışmalar yetersiz. Üst kurumlar veya kalite çalışması yapan hastaneler veya özel kuruluşlarla karşılaştırma yapmak durumunda kalıyoruz.
Sonuçlar hedef yaklaşımlı olmalıdır. Belirlenen hedeflerin altında kalan konulara yönelik açık alanlar, iyileştirme takımları tarafından bir süreç içerisinde iyileştirilmelidir. Sonuçlar tüm taraflarca bilinmelidir. TKY çalışmaları sermaye yoğun değil, kişi yoğun bir süreçtir. Verilen sözler yerine getirilmelidir. Okul etkinlikleri tüm paydaşların net ve düzenli olarak ihtiyaçları karşılayacak şekilde planlanmalı ve sunulmalıdır.
Okuldaki tüm süreç sistemleri beklentilere uygun planlanmalıdır. Okulumuzda toplam kalite çalışmalarında “daha iyiyi arama” süreci ön plandadır. Bu çalışmalarda başarıya ulaşmak yolun sonu değildir.  Kalite kavramı kendi içinde sürekli gelişen ve yeni hedefler belirleyen, sürekli bir süreçtir. Bu sürecin temelinde sağlıklı bir uygulama vardır. Doğru planlama, uygulama, kontrol etme ve çıkan sonuçlara göre önlem alma, başarının önündeki engelleri kaldıracaktır.
TKY Geliştirme ekiplerinin TKY için çok güçlü bir adanmışlık ve sahiplenme duygusu içinde olması gerekir. Yapılacak çalışmaların gerek birim düzeyinde, gerekse bütün bir sistemde rahatlık sağlayacağı ve kurumda herkesin mutlu olacağı fikri sürekli korunmalıdır.
Tüm bu duygular içinde çalışmalarımızda emeği geçenlere, katkı sağlayanlara teşekkür ederim.

Saygılarımla
Sabahattin DEMİR
Okul Müdürü

Yorum (yok) Yorum yaz!

Misyon - Vizyon


21/1/2009 ·

 
Misyonumuz, Öğrencileri kendilerine, ailelerine ve çevreye olumlu katkılar sağlayan evrensel, katılımcı, aydın bireyler haline getirmek.

Vizyonumuz, Çağdaş eğitim anlayışı ile çağdaş ülkelerin eğitim sistemleri kalitesinde eğitim yaparak, Türkiye'deki öncü okullardan birisi olmak.

İlke ve Değerlerimiz,

Ø Atatürk İlke ve İnkılapları doğrultusunda Cumhuriyet' e sahip çıkmak.,
Ø Bireysel farklılıklara önem vermek,
Ø Eğitim-öğretim ve davranışlarda objektif olmak,
Ø Çevre bilincini geliştirmek,
Ø Toplumsal değerlere sahip çıkmak,
Ø Bilimin ışığında gelişmeye ve değişmeye açık olmak,
Ø Takım ruhuna sahip olmak,
Ø İyi ve kötü günde birlikte olmak,

Yorum (0) Yorum yaz!

Tarihçe


21/1/2009 ·

  

       Osmanlı Devleti' nin son zamanlarında eğitim-öğretime açılan 38. Mektep Erenkö38. Mektepy' deki Kırkpınar Sokağında bir buçuk dönümlük bir bahçe içinde 3 katlı ahşap bir köşktedir.
       Doktor Mehmet Paşa Köşkü diye anılan bu güzel bina 1891' de yapılmıştır; Birinci Cihan Harbi içinde askeri karargah olmuş, askeri hastane olarak kullanılmış, daha sonra polis merkezi ittihaz edilmiş, bir müddet boş kaldıktan sonra da maarife devredilerek mektep olmuştur; 1925-1926 ders yılında ve 29 Ekim 1925 Cumhuriyet Bayramı günü açılmıştır.
       Erenköy İlköğretim Okulu İstanbul İlinde açılan 38. mektep olması düşüncesi ile okulun ilk adının "38. Mektep" olduğu biliniyor. Okulun ilk dönemden kalma bir fotoğrafının olması bizi mutlu ediyor.
       "1962-1963 yılında 10 dershaneli 585 öğrencisi, 11 öğretmeni bulunan bir ilkokul idi. 1961' de okulun bahçesine 3 katlı, 10 dershaneli ve kaloriferli, içinde bir de sinema salonu bulunan beton bir binanın yapılmasına başlanmış idi.
       1940-1945 yılları arasında yaz tatillerinde binadan ve bahçeden öğretmen ve öğrenci kampı olarak istifade edilmiştir.
       Okulda sınıf kitaplıkları ve okul kitaplığı vardır. 1961-1962 yılında, yazarları öğrenci velileri ile öğretmenler olan "KÜÇÜK PINAR" adındaki aylık bir dergi çıkarılmaya başlanmıştır.
       Bu okulda 1926-1962 yılları arasında 1752 öğrenci ilk okul diploması almıştır. 1963' de okul müdürlüğünde Bayan Ahter ÖKTEM bulunuyordu.
       Bir başka yazıda ise; okulun, önce "Erenköy Ünas Mektebi" olarak kiralandığını, 1932 yılında da hükümetçe satın alınarak "38. İlk Mektep" adı verildiği belirtilmektedir.
       Okul 1993-1994 öğretim yılında "Erenköy İlköğretim Okulu" adını alarak 8 yıla çıkarılmış, 2000-2001 öğretim yılı başında ise yeni bina hizmete girmiştir.
       Bugün Erenköy İlköğretim Okulu, 35 derslik, okul öncesi bölümü, kütüphane, bir bilgisayar laboratuarı, fen laboratuarı, müzik odası, resim odası, konferans salonu, spor salonu, revir ve yemekhane bölümü ile eğitim-öğretimine devam etmektedir.

Yorum (yok) Yorum yaz!